Dış Gebelik Nedir? Neden Oluşur?
Dış gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmek yerine rahim dışında farklı bir bölgeye tutunmasıyla ortaya çıkan ciddi bir gebelik problemidir. Tıpta “ektopik gebelik” olarak adlandırılan bu durum en sık fallop tüplerinde görülür. Daha nadir olarak yumurtalık, rahim ağzı, sezaryen izi çevresi veya karın boşluğu gibi alanlarda da gelişebilir.
Normal şartlarda döllenme fallop tüpünde gerçekleşir ve oluşan embriyo birkaç gün içerisinde rahim içine ilerleyerek burada yerleşir. Ancak tüplerdeki yapısal problemler, enfeksiyonlar veya embriyonun ilerleyişini etkileyen bazı durumlar nedeniyle bu yolculuk sağlıklı şekilde tamamlanamayabilir. Böyle durumlarda embriyo rahim dışında bir bölgede gelişmeye başlar.
Rahim dışındaki dokular gebeliğin büyümesini destekleyecek yapıya sahip değildir. Gebelik ilerledikçe bulunduğu bölgede gerilme, ağrı ve ciddi kanama riski oluşabilir. Özellikle tüpte gelişen dış gebeliklerde tüp yırtılması hayatı tehdit eden iç kanamalara yol açabileceği için erken tanı oldukça önemlidir.
Dış gebelik her zaman belirgin risk faktörleri olan kişilerde görülmez. Ancak geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, tüp ameliyatları, endometriozis, sigara kullanımı, daha önce dış gebelik geçirilmiş olması ve bazı doğurganlık tedavileri riski artırabilir. Bununla birlikte hiçbir risk faktörü olmayan kişilerde de dış gebelik gelişebilir.
İlk dönemlerde dış gebelik, normal gebelikle benzer belirtiler gösterebilir. Adet gecikmesi, pozitif gebelik testi, hafif mide bulantısı veya göğüs hassasiyeti görülebilir. İlerleyen süreçte ise tek taraflı kasık ağrısı, lekelenme tarzında kanama, omuz ağrısı, baş dönmesi veya bayılacak gibi hissetme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Op. Dr. Feyza Tek’e göre dış gebelikte erken değerlendirme oldukça önemlidir. Gebeliğin rahim içinde yerleşip yerleşmediğinin erken ultrason ve kan testleriyle kontrol edilmesi, olası risklerin zamanında fark edilmesini sağlayabilir.
Embriyo Rahim Dışına Nasıl Yerleşir?
Sağlıklı bir gebelikte embriyo fallop tüplerinden geçerek rahim içine ulaşır ve burada gelişmeye devam eder. Dış gebelikte ise bu geçiş süreci tamamlanamaz. Embriyo rahim içine ilerlemek yerine çoğunlukla tüp içinde tutunur ve burada büyümeye başlar.
Fallop tüpleri gebeliğin gelişimine uygun bir yapı olmadığı için büyüyen gebelik dokusu çevre dokularda baskı oluşturmaya başlar. Bu durum zamanla ağrıya, kanamaya ve ileri vakalarda tüp yırtılmasına neden olabilir. Bazı hastalarda dış gebelik çok erken dönemde fark edilirken, bazı kişilerde belirtiler ilerleyen haftalarda belirgin hale gelir.
Tüplerin yapısını etkileyen enfeksiyonlar, yapışıklıklar veya geçirilmiş operasyonlar embriyonun ilerleyişini bozabilir. Ayrıca sigara kullanımı da tüplerin hareket kabiliyetini etkileyerek dış gebelik riskini artırabilmektedir.
Bazı kadınlarda dış gebelik ilk haftalarda yalnızca hafif lekelenme, adet benzeri ağrı ya da kısa süreli kasık hassasiyeti ile kendini gösterebilir. Şikâyetlerin hafif olması durumun önemsenmemesine neden olabilir. Ancak gebelik testi pozitifken ağrı, kanama veya tek taraflı kasık rahatsızlığı hissediliyorsa erken dönemde yapılacak ultrason değerlendirmesi olası risklerin zamanında fark edilmesi açısından önemlidir.
Dış Gebelik Riskini Artıran Durumlar Nelerdir?
Dış gebelik bazen hiçbir belirgin neden olmadan ortaya çıkabilir. Ancak bazı sağlık problemleri ve geçmiş öyküler riskin artmasına neden olabilir. Özellikle tüpleri etkileyen durumlar dış gebelik açısından dikkatle değerlendirilir.
Geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, tüplerde hasar oluşturarak embriyonun rahme ulaşmasını zorlaştırabilir. Benzer şekilde tüplerle ilgili ameliyat geçirmiş olmak veya karın içinde yapışıklığa neden olabilecek operasyonlar da risk faktörleri arasında yer alır.
Daha önce dış gebelik yaşamış kişilerde tekrar dış gebelik görülme ihtimali toplum ortalamasına göre daha yüksektir. Bu nedenle yeni gebelik oluştuğunda erken ultrason kontrolü önerilir.
Endometriozis, tüp yapısını etkileyebilen önemli kadın hastalıklarından biridir. Ayrıca tüp bebek tedavisi gören kişilerde de gebeliğin yerleşim yeri dikkatli şekilde takip edilmelidir. Her ne kadar embriyo rahim içine transfer edilse de nadiren dış gebelik gelişebilir.
İleri yaş, sigara kullanımı ve tüplerde doğuştan gelen yapısal problemler de risk faktörleri arasında sayılabilir. Ancak unutulmamalıdır ki dış gebelik, hiçbir risk faktörü bulunmayan kadınlarda da ortaya çıkabilir.
Dış Gebelik Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkar?
Dış gebelik belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda hafif şikâyetlerle ilerlerken, bazı kişilerde aniden ciddi belirtiler gelişebilir. Bu nedenle erken dönemde ortaya çıkan bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Adet gecikmesi ve pozitif gebelik testi genellikle ilk bulgular arasındadır. Bunun yanında hafif kasık ağrısı, göğüs hassasiyeti veya mide bulantısı görülebilir. Bu belirtiler normal gebelikle benzer olduğu için dış gebelik başlangıçta fark edilmeyebilir.
Zamanla tek taraflı kasık ağrısı daha belirgin hale gelebilir. Lekelenme tarzında vajinal kanama, karın alt bölgesinde baskı hissi veya hareketle artan ağrı görülebilir. Bazı kadınlar ağrıyı yalnızca sağ ya da sol tarafta hisseder.
İleri vakalarda omuz ağrısı, ani başlayan şiddetli karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi ve bayılma hissi ortaya çıkabilir. Bu tablo iç kanama belirtisi olabileceği için acil değerlendirme gerektirir.
Gebelik testi pozitif olan kişilerde ağrı ve kanama birlikte görülüyorsa zaman kaybetmeden kadın doğum uzmanına başvurulması önemlidir.
Dış Gebelik Tanısı Nasıl Konur?
Dış gebelik tanısında en önemli iki değerlendirme ultrason incelemesi ve beta hCG takibidir. Hastanın şikâyetleriyle birlikte bu bulgular birlikte değerlendirilerek tanı süreci şekillendirilir.
Transvajinal ultrason ile gebelik kesesinin rahim içinde görülüp görülmediği kontrol edilir. Aynı zamanda tüplerde şüpheli görünüm olup olmadığı ve karın içinde sıvı birikimi bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Beta hCG hormonu normal gebelikte belirli bir düzen içinde yükselir. Dış gebelikte ise hormon artışı beklenen şekilde ilerlemeyebilir. Bu nedenle birkaç gün arayla tekrar kan testi istenebilir.
Bazı gebelikler çok erken haftada olduğu için ilk kontrolde kesin tanı koymak mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda yakın takip planlanır ve ultrason tekrar edilir.
Erken tanı sayesinde tüp yırtılması ve ciddi iç kanama gibi risklerin önüne geçmek mümkün olabilir. Özellikle gebelik testi pozitif olan kişilerde ağrı veya kanama şikâyeti varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Dış Gebelik Tedavisi Nasıl Yapılır?
Dış gebelik tedavisi hastanın genel durumuna, gebeliğin bulunduğu bölgeye ve iç kanama olup olmamasına göre planlanır. Her hasta için aynı tedavi yöntemi uygulanmaz.
Erken dönemde fark edilen bazı dış gebeliklerde ilaç tedavisi tercih edilebilir. Bu yöntemde gebelik dokusunun büyümesini durdurmaya yönelik özel ilaçlar kullanılır ve beta hCG değerleri düzenli takip edilir.
Şiddetli ağrı, iç kanama veya tüp yırtılması riski bulunan hastalarda ise cerrahi tedavi gerekebilir. Günümüzde birçok operasyon laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirilmektedir.
Tedavi sonrasında beta hCG seviyelerinin tamamen normale dönmesi önemlidir. Bu süreçte hastanın doktor kontrollerini aksatmaması gerekir.
Daha önce dış gebelik geçirmiş olmak ilerleyen dönemlerde sağlıklı gebelik yaşanamayacağı anlamına gelmez. Ancak sonraki gebeliklerde erken ultrason kontrolü yapılması büyük önem taşır.
